tatlı vedam

DSCF0383

Merhabalar, bir süre önce girdiğim bu blog dünyasını çok sevdim ve benim de bir yemek sitem olsun istedim. Bu düşünceyle buradan ayrılırken mutfak sırlarınına göstermiş olduğu destek ve bana bu dünyanın kapılarını açtığı için çok teşekkür ederim.

DSCF2315

Bundan böyle, ‘bir annenin oğluyla yemek yapma mücadelesi’ sloganıyla yemeknesli.com (http://www.yemeknesli.com/  da devam ediyorum…facebook sayfam ise http://www.facebook.com/ YemekNesli

DSCF9979

Biraz geç de olsa yazabildim sonunda eğer bu yazıyı paylaşmasaydım kendimi gerçekten kötü hissedecektim. Hem burada tariflerimi okuyup yorum yapan okuyucularıma, arkadaşlarıma hem de Sevgili Nilay ‘a karşı haksızlık etmiş olacaktım. Bir kez daha teşekkürler ve sevgilerimle…

tatlı vedam

DSCF0383

Merhabalar, bir süre önce girdiğim bu blog dünyasını çok sevdim ve benim de bir yemek sitem olsun istedim. Bu düşünceyle buradan ayrılırken mutfak sırlarınına göstermiş olduğu destek ve bana bu dünyanın kapılarını açtığı için çok teşekkür ederim.

DSCF2315

Bundan böyle, ‘bir annenin oğluyla yemek yapma mücadelesi’ sloganıyla yemeknesli.com (http://www.yemeknesli.com/  da devam ediyorum…facebook sayfam ise http://www.facebook.com/ YemekNesli

DSCF9979

Biraz geç de olsa yazabildim sonunda eğer bu yazıyı paylaşmasaydım kendimi gerçekten kötü hissedecektim. Hem burada tariflerimi okuyup yorum yapan okuyucularıma, arkadaşlarıma hem de Sevgili Nilay ‘a karşı haksızlık etmiş olacaktım. Bir kez daha teşekkürler ve sevgilerimle..

Çikolatalı Muzlu Pasta

Oğlumun doğum günü içi hazırladığım bu pasta çok ama çok güzel oldu. Hamur işlerinde olsun diğer yemek tariflerim de olsun çok hassas davranıyorum. Eğer lezzet ve görsel olarak içime sinmedi ise kesinlikle paylaşmıyorum. Ayrıca, yıllardır hiç riayet etmediğim ölçülere de çok dikkat ediyorum. Bu sebeple gönül rahatlığıyla paylaşıyorum haberiniz ola! Şimdiii siz de yumuşacık pandispanyası olan içi bol kremalı ve muzlu dışı krem şanti kaplamalı güzel ve lezzetli bir pasta yemek isterseniz nesones mutfak iftiharla sunar efendim,  buyrun tarifimiz:)

 

Malzemeler:

pandispanya için

  • 4 yumurta+1yumurta akı
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı un
  • 1 talı kaşığı kabartma tozu
  • 1 vanilya

-pasta kreması için

  • 1/2 lt süt
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 tepeleme yemek kaşığı nişasta
  • 1 tepeleme yemek kaşığı un
  • 1 tepeleme yemek kaşığı kakao
  • 1 su bardağına yakın toz şeker

-pasta arasına 

  • 2 adet muz

-üzerini süslemek için

  • kakaolu krem şanti
  • 1 bardak soğuk süt

 Yapılışı:

  1. Yumurta aklarını ve beyazlarını ayırın, 1 tane yumurta sarısını krema için ayırın.
  2. Yumurta aklarını mikserle köpürtün. Yumurta sarılarıyla da şekeri iyice çırpın.
  3. Şekerli karışıma elenmiş un,vanilya ve kabartma tozunu ekleyin  1-2 kez karıştırın.
  4. Hamurun içine yumurta aklarını söndürmeden karıştırın.
  5. Önceden ısınmış 180 derecede 20-30 dk pişirin.
  6. Krema malzemelerin hepsini karıştırın. Devamlı karıştırarak(çırpıcıyla)koyulaşana kadar pişirin.
  7. Krema koyulaşınca ocağı kapatın. Kremayı karıştırarak soğutun(kaymak bağlamamalı)
  8. Pandispanya soğuyunca 2bölün şekerli sütle ıslatın.
  9. Pastanı altına kremanın 3 te 2sini sürün ve muz dilimlerini yerleştirin.
  10. Kremanın geri kalanında diğer parçanın yine iç kısmına sürün ve pastayı birleştirin.
  11. Krem şantiyi soğuk sütle hazırlayın ve pastanın üstünü kaplayın.
  12. Dilediğiniz gibi süsleyin.

 Not:

  • Pastanızın üstünü süslemeden streç filmle kaplayıp 1gece buzdolabında bekletirseniz daha yumuşak ve lezzetli olur.
  • Hazırladığınız krema sıcakken ince doğranmış muz parçaları eklerseniz, krema ve muz bütünleşiyor pastanın muz aroması çok daha güzel oluyor.

Canım oğlum 1 yaşında:)

Zaman ne kadar çabuk geçiyor geçen sene bugünde ve şu saatlerde oğlumu kucağıma almıştım. Bu nasıl bir duygu nasıl bir mutluluktu! Bir tanemi kucağıma aldığımda sanki 16 saat o sancıyı ben çekmemişim ,o hamileliğin sıkıntısını, ağırlığını ise hiç yaşamamışım. İçim kıpır kıpır aylardır hatta kaç yıldır beklediğim, istediğim, merak ettiğim ,hayaller kurduğum, kaybetmekten korktuğum canımın içinin içi  kollarımda!  Nasıl bakılır? nasıl büyütülür? ya yanlış bir şey yaparsam, ya da ne istediğini anlayamazsam, off zaten gurbetteyim, yanımda eşimden ve Allah tan başka kimsem yok, ne yapacaktım? …diye düşünürken 1 yıl geçmiş üstünden ve oğlum büyümüş. Uykusuz gecelerde, ateşlendiğinde, ilk  gülümsemesinde,ilk kahkasında,ilk dişlerini çıkardığında,emeklerken ,ilk adımını atarken,konuşurken ve ilk yaş gününde aynı ekip yanı başında oğlumun annesi babası ve Yüce Rabbim:)

 

Çok şükür amma velakin tabi biz de isterdik bu günde tüm sevdiklerimiz yanımızda olsun, hep birlikte olalım. Diğer blogger arkadaşlarım gibi davetli listeleri yazayım, sofralar hazırlayayım, bir konsept berliyeyim de pastası , kurabiyesi,süsü püsü ona uygun olsun, sonra da blogumda yayınlayayım okuyanlara fikir olsun. Ama nerdeee! dediğim gibi bizim ekip kalabalık değil:) o nedenle büyük bir organizasyona  gerek olmadı kendi aramızda birşeyler yaptık işte her zamanki gibi;) Ben de oğlumun bu yaş gününü  özellikle, bizim gibi gurbette yaşayayan  ve ailesiden sevdiklerinden uzakta olanlara ithaf ediyorum:) Şimdi doğum günü de ithaf olunur mu? demeyin, zaten anlaşıldığı üzere hüzünlüyüm bari yalnız olmadığımızı düşüneyim değil mi?

Nohutlu Tavuklu Çorba

Çok sevdiğim bir çorba tarifiyle merhabalar efendim:) Bu çok ama çok lezzetli çorba bence başlı başına bir yemek!  Yanına bi de yoğurt daha ne olsun? Yapımı zor gibi görünse de haşlanmış nohutunuz varsa çok kolay, bagetleri haşla, un salçayı kavur tavuk suyundan sonra nohut ve tavuğu ekle kaynat te bu kaa işte 🙂

Malzemeler:

  • 1 çay bardağı nohut
  • 1 kuru soğan
  • 2 tavuk baget
  • 1 havuç
  • 2 kaşık biber salça
  • 2 kaşık un
  • 1kaşık tereyağ
  • 1,5 lt su,
  • biberiye,tuz,

Yapılışı:

  • Nohutun üstünü 2 parmak geçecek kadar su koyun 1 taşım kaynatın ve 1 gece bekletin. (konserve nohut da olabilir)
  • İlk olarak nohutları haşlayın.
  • Bagetleri mühürleyip üzerine su, soyulmuş bütün soğanı, havucu koyup  biberiye ekleyin ve haşlayın.
  • Haşlanan tavuğun suyunu süzün ve didikleyin, haşlanmış havucu küçük küçük doğrayın.
  • Tereyağı eritip unu hafif kavurun, salçayı ekleyip bir kaç kez karıştırın.
  •  Yavaş yavaş tavuk suyunu ekleyip çırpıcıyla karıştırın.(pürüzsüz olmalı)
  • Çorba kaynayınca nohutu ekleyin koyulaşınca da didiklenmiş tavuğu, havucu ekleyin.
  • 1-2 taşım kaynadıktan sonra tuz ,pul biber atıp karıştırın.
  • 2-3 dk dinlendikten sonra servise hazır.
  • Dilerseniz kıyılmış maydanoz ekleyebilirsiniz.

 

Taze Fasulye Yemeği

Merhabalar, ilk öncelikle beni okuyup yorum yazan herkese çok ama çok teşekkür ederim. Yorumlarınız ve beğenileriniz beni çok mutlu ediyor. Öyle bir haldeyim ki, sürekli bir şeyler pişireyim, fotoğraflayayım en ince ayrıntısına kadar anlatayım ve en son dönüp bloguma şöyle bir bakayım:) Geçen akşam eşim de bunu fark etmiş olacak ki ‘ yav kadın sürekli pişiriyor, kg alıcam’ diye söyleniyor. Bu erkeklere de bir türlü yaranılmıyor, istediği bir şeyi yapmasak ‘annem beni kırmazdı, hep sevdiğim şeyleri pişirirdi’ diye başlayacak. Neyse efenim, oku deriz blogu okumaz şimdi okuyacağı tutar sen beni millete şikayet mi ediyorsun der filan neme lazım. Biz fasulyeye geçelim  en iyisi 🙂
Taze fasulyenin yanına pilav çok yakışıyor bir de yoğurt oldu mu harika bir klasik menü ortaya çıkıyor. Daha doğrusu bizim evin klasiklerinden:) Ayy bu arada ben yemeğe salça koymayı unuttum rengi istediğim gibi olmadı, siz de az daha kırmızı olsaydı diyorsanız aman salçayı unutmayın. Benimde ne kadar becerikli(! )olduğum ortaya çıkıyor böylece;)

Malzemeler:

  • 1 kg taze fasulye
  • 3 tane büyük boy kuru soğan
  • 3 tane büyük boy havuç
  • 1 domates(kabuğu soyulmuş)
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 t.k fincanı sıvıyağ
  • 2 bardak sıcak su
  • tuz

Yapılışı:

  • Fasulyelerin baş kısımlarını ayıklayıp verev şekilde doğrayın ve su dolu kapta bekletin.
  • Soğanları yemeklik ve havuçları da fasulye uygun verev doğrayın.
  • Yağı geniş bir tencere koyun üzerine soğanı ekleyip karıştırın ve havucu ekleyin.
  • Havuç rengini verene kadar kavurun ve rendelenmiş domatesi ekleyin.
  • Suyu süzülmüş fasulyeyi ekleyip 5-10 dk karıştırın rengi değişene kadar. Suyu ekleyip kısık ateşte 35-40dk pişirin.
  • En son yemeğin tuzunu atıp  1 kez karıştırın, 1-2 dk sonra ocağı kapatın.
  • Biraz dinlendirdikten sonra servise hazır. Afiyet olsun.

Çikolatalı Katlı Kurabiye

Dün alışverişe çıkarken kurabiye için malzemeleri tezgaha hazırladım malum oda sıcaklığında olmalıydılar:) ve ben yol boyu eve gider gitmez kurabiye yapma hayali kurdum. Hem ertesi gün cumartesi bizim süt kuzusuna da babası bakar ve bende sevgili kurabiyelerime istediğim şekli veririm ve yepisyeni blogumda yayınlarım. Ahh nerdeee! ben mutfakta uğraşırken bizim küçük bey de başladı faaliyete, dolap kapakları açılır, içinden ilgi çekici olanlar(merdane, tencere, süzgeç..)alınır davul, araba, telefon olur. Defalarca kez babasının yanına postalama girişimlerimiz ise sonuç vermez ve küçük beyimiz emmeeem mem diyerek soluğu annesinin yanında alır:) Tabii şimdi gülsem de  bayağı bir sinir harbi attlatık.

 

Bir tane normal, bir de delikli yapıp onları yapıştıracaktım içinde çiklolata olcaktı ama 1 büyük bir de küçük boy yapmışım. Kurabiyeleri o telaşta fırına verdikten sonra fark ettim ve çok üzüldüm ama olan olmuştu artık. Daha sonra üzerlerine çikolota gezdireyim de şöyle çizgili mizgili afilli bir şey olsun dedim. Ama  bu sefer de çikolatanın azizliğine uğradım ve çikolata kurabiyenin üstünde kalıp gibi kalınca büyük kurabiyelerin üstüne küçükleri yapıştırdım. İlk bakışta tuhaf gelse de  üzerine fıstık ilavesinden sonra çok şık buldum ve fotoğrafladım. Kurabiyenin kıvamı çok güzel oluyor siz isterseniz farklı şekillerde deneyebilirsiniz. İşte tarifimiz:)

 

Malzemeler:

  • 1 paket tereyağ (250 gr)
  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 su bardağı nişasta
  • 2 su bardağı un
  • 1 paket vanilya

üzeri için: çikolata,fıstık

 

Yapılışı:

  • Yumuşamış margarini  ya da tereyağını mikserle çırpın.
  • Pudra şekeri,yumurtayı,nişastayı ekleyin.(her eklenen malzemeden sonra çırpmaya devam edin)
  • Unu eleyip azar azar ekleyip ele çok az yapışan bir hamur yoğurun.
  • 20-30 dk b.dolabında bekletin.
  • Hamuru açıp şekil verin. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
  • 160 derece de önceden ısıtılan fırında 15 dk pişirin. Hafif pembeleşecek.
  • Izgara telde soğutun.
  • Benmari yöntemiyle erittiğiniz çikolatayla ve fıstıkla süsleyin.
  • Çikolata donunca kurabiyeler servis hazır. Afiyet olsun

not:

  1. Kurabiyelerinizi ağzı sıkı kapalı bir kapta ya da kavanoz da saklarsanız çabucak yumuşamazlar.
  2. Kurabiyeler katlı olduğu için kahvenin yanında ya da ikram tabağında tek olarak servis edilebilir.
  3. Kurabiyeleriniz 2 ya da 3 katlı sevis tabaklarında da çok şık duracaktır.

 

Sebzeli Bulgur Pilavı

Blog işine gireli yemek yaparken daha bir seçici ve  dikkatli oldum doğrusu. Blogumda yazacağım diye artık hiçbir şeyi göz kararı yapmıyorum. Bir yandan kategorilerimi de şekillendirmek istiyorum ama bunun için vakit var sanırım. Her ne kadar diyet yapmasam da hamur işi ve tatlı yapmayı tercih etmiyorum. Malum bir yaşında oğlum var ve ben doğum kilolarından yeni kurtuldum ama öncesinde de fazlam olduğu için bir süre daha dikkat etmem gerekiyor. Yani dostlar, burda neden kek, börek, tatlı tarifi yok demeyin bunun için bir sebebim var demek istiyorum:) Hiç olmayacak değil ama diğer arkadaşların ki gibi olmayacak bir süre. Bu kısa! açıklamadan sonra gelgelim pilavımıza, kendileri bizim evde pek bir sevilir öyle ki çoğu zaman karşınıza yanında yoğurt ya da ayranla ana yemek olarak çıkabilir:) Siz de bizim gibi bulgur pilavı sevenlerdenseniz, buyrun size sıcacık, mis kokulu, çataldan kum kum dökülen lezzetli bir pilav. İnsanın yedikçe yiyesi gelmez mi?

Malzemeler:

  • 1 büyük su bardağı pilavlık bulgur
  • 1 büyük boy kuru soğan
  • 2 orta boy havuç
  • 1 çarilston biber
  • 1 sivri biber
  • 1 yemek kaşığı dolusu tereyağ
  • 1 bardak sıcak su
  • tuz

Yapılışı:

  • Bulguru  süzgeçte bir kere sudan geçirin.
  • Tereyağı teflon tencerede eritip kare doğranmış soğan ve havuçları ekleyip kavurun.
  • Bu aşamada havuç pişmeli gerekirse çok az su ekleyebilirsiniz.
  • Küçük doğranmış biberler de eklenir, karıştırmaya devam ediniz.
  • Önemli olan bu malzemelerin pişmesi ve soğanların yanmaması gerekiyor.
  • Yıkanmış,süzülmüş bulgur eklenip 2- 3 dk daha karıştırıyoruz ( bulgurlardan çıtır çıtır sesler gelmeli)
  • 1 bardak sıcak suyu ve tuzu ekliyoruz.Tencerenin kapağını kapatıp 3- 5 dk harlı ateşte pişiriyoruz.
  • Ocak kapatıp ağzına temiz bir bezle demlemeye bırakıyoruz. 10 dk dinlenen pilavı karıştırın.

Not:

  • Sebzeler iyi pişmeden bulguru koyarsanız, bulgur piştiğinde -ki kaynar suyla hemen pişecektir- sebzeleriniz diri kalır. Özellikle havuç!
  • Ben kapağın altına bez koyunca ocağı tekrar açıyorum pilava tekrar buhar kazandırmak için (30 saniye kadar filan). Böylece daha güzel demleniyor.

Fırında Somon Balığı

Daha önceden bahsetmiştim 1-2 ay öncesine karatay diyetiyle beslendiğimi şu aralar tam uygulamıyorum ama bana güzel alışkanlıklar kazandırdı. Örneğin; ekmek, makarna,pilavı çok nadir yiyorum, yemeklerde saf zeytinyağı ve hakiki tereyağı kullanmaya çalışıyorum, tuzu azalttım ve daha çok fırında yemekler yapıyorum. Ama bi yerden sonra özellikle benim gibi abur cubur düşkünü birine zor geliyor. Çünkü; karatay diyetinde hamur işleri, paketli hazır gıdalar, çikolatalar…yasaklı listesinde. Bu diyeti yaparken en sevdiğim menü ise balıktı. Neden mi? balık demek yemeğin sonunda 1 avuç içi kadar tahin helvası yemek demekti 🙂

Somon balığı çeşitli şekillerde yapılıyor  ama biz daha çok bu şekilde yapıyoruz ve severek yiyoruz. Yani borcama yağlı kağıt ser, balığı üstüne koy ve doğru fırına 180 derecede 45 dk hepsi bu kadar, isteğe göre yerken tuz ve limon. Şimdi bu da tarif mi ? diyeceksiniz ama belki siz de seversiniz diye yazıyorum fikir olması açısından;) ya da diyet yapan vardır ne bileyim tuzlu, yağlı yiyemeyenler için diyelim. Afiyetler olsun.

İtiraf:)

Nasıl başlanır, nasıl söylenir bilmem ki, doğrusunu söyleyeyim mi? Ben şimdi tariflerimi yazarken sanki kendi kendime konuşuyor muşum gibi geliyor, sanki günlük yazar gibi ya da küçüklüğümde -yalnızken tabi- yemek yaparken tv ekranı önündeymiş gibi konuşurdum. Hani vardır ya tv deki becerikli teyzeler anlatırlar “şimdi yağımızı ekliyoruz”, ” bunu buna boca ettikten sonra…” ,”bir tutam da sevgi koymayı ihmal etmeyelim” işte aynı buna benzer anlatırdım. (Aman Allah’ım şimdi birilerinin de ‘deli mi bu ne!’ deyişini duyuyorum.) Ay bunu da yazmalıyım bir de benim bir pasta defterim tarifleri vardı, ön tarafında yazar adı(o ben oluyorum), bi de not düşmüşüm, ölçülerimiz bardakla, kaşıkla bulanabilir malzemelerden filan:) Arada yorum yazan birini görünce yalnız olmadığımı fark ediyorum ve çok mutlu oluyorum, tabi “ayyy napcam ben şimdiii” düşüncesinden sonra:)Şimdi bunları sabahın şu vaktinde -kargayla ilgili deyimi kullanmıyorum:)- niye yazıyorum bilmiyorum. Galiba burayı gerçekten benimsedim ve içimden geçenleri de paylaşmak istiyorum ya da böyle daha dürüst olacağını düşünüyorum,bilmiyorum umarım doğru bir şey yapmışımdır. Evet bu yazı nasıl bitirilir? ya da hangi kategoriye eklenir acaba? çorbalar mııı yoksa salatalar mı? yok yok en iyisi bi kategori  daha eklemek en güzeli sanırım da adı ne olcek? …..hmm “içimden gelenler”  nasıl? fena değil neyse olmadı sonra değiştiririz. Bu yazı bitmeli zira oğlum ağlamakta görüşmek üzere efendim, her şey için teşekkürler:)