Canım oğlum 1 yaşında:)

Zaman ne kadar çabuk geçiyor geçen sene bugünde ve şu saatlerde oğlumu kucağıma almıştım. Bu nasıl bir duygu nasıl bir mutluluktu! Bir tanemi kucağıma aldığımda sanki 16 saat o sancıyı ben çekmemişim ,o hamileliğin sıkıntısını, ağırlığını ise hiç yaşamamışım. İçim kıpır kıpır aylardır hatta kaç yıldır beklediğim, istediğim, merak ettiğim ,hayaller kurduğum, kaybetmekten korktuğum canımın içinin içi  kollarımda!  Nasıl bakılır? nasıl büyütülür? ya yanlış bir şey yaparsam, ya da ne istediğini anlayamazsam, off zaten gurbetteyim, yanımda eşimden ve Allah tan başka kimsem yok, ne yapacaktım? …diye düşünürken 1 yıl geçmiş üstünden ve oğlum büyümüş. Uykusuz gecelerde, ateşlendiğinde, ilk  gülümsemesinde,ilk kahkasında,ilk dişlerini çıkardığında,emeklerken ,ilk adımını atarken,konuşurken ve ilk yaş gününde aynı ekip yanı başında oğlumun annesi babası ve Yüce Rabbim:)

 

Çok şükür amma velakin tabi biz de isterdik bu günde tüm sevdiklerimiz yanımızda olsun, hep birlikte olalım. Diğer blogger arkadaşlarım gibi davetli listeleri yazayım, sofralar hazırlayayım, bir konsept berliyeyim de pastası , kurabiyesi,süsü püsü ona uygun olsun, sonra da blogumda yayınlayayım okuyanlara fikir olsun. Ama nerdeee! dediğim gibi bizim ekip kalabalık değil:) o nedenle büyük bir organizasyona  gerek olmadı kendi aramızda birşeyler yaptık işte her zamanki gibi;) Ben de oğlumun bu yaş gününü  özellikle, bizim gibi gurbette yaşayayan  ve ailesiden sevdiklerinden uzakta olanlara ithaf ediyorum:) Şimdi doğum günü de ithaf olunur mu? demeyin, zaten anlaşıldığı üzere hüzünlüyüm bari yalnız olmadığımızı düşüneyim değil mi?

İtiraf:)

Nasıl başlanır, nasıl söylenir bilmem ki, doğrusunu söyleyeyim mi? Ben şimdi tariflerimi yazarken sanki kendi kendime konuşuyor muşum gibi geliyor, sanki günlük yazar gibi ya da küçüklüğümde -yalnızken tabi- yemek yaparken tv ekranı önündeymiş gibi konuşurdum. Hani vardır ya tv deki becerikli teyzeler anlatırlar “şimdi yağımızı ekliyoruz”, ” bunu buna boca ettikten sonra…” ,”bir tutam da sevgi koymayı ihmal etmeyelim” işte aynı buna benzer anlatırdım. (Aman Allah’ım şimdi birilerinin de ‘deli mi bu ne!’ deyişini duyuyorum.) Ay bunu da yazmalıyım bir de benim bir pasta defterim tarifleri vardı, ön tarafında yazar adı(o ben oluyorum), bi de not düşmüşüm, ölçülerimiz bardakla, kaşıkla bulanabilir malzemelerden filan:) Arada yorum yazan birini görünce yalnız olmadığımı fark ediyorum ve çok mutlu oluyorum, tabi “ayyy napcam ben şimdiii” düşüncesinden sonra:)Şimdi bunları sabahın şu vaktinde -kargayla ilgili deyimi kullanmıyorum:)- niye yazıyorum bilmiyorum. Galiba burayı gerçekten benimsedim ve içimden geçenleri de paylaşmak istiyorum ya da böyle daha dürüst olacağını düşünüyorum,bilmiyorum umarım doğru bir şey yapmışımdır. Evet bu yazı nasıl bitirilir? ya da hangi kategoriye eklenir acaba? çorbalar mııı yoksa salatalar mı? yok yok en iyisi bi kategori  daha eklemek en güzeli sanırım da adı ne olcek? …..hmm “içimden gelenler”  nasıl? fena değil neyse olmadı sonra değiştiririz. Bu yazı bitmeli zira oğlum ağlamakta görüşmek üzere efendim, her şey için teşekkürler:)